🌊 İTÜ Anaokulu ve DEKOTOKS İşbirliği ile Miniklerde Büyük Farkındalık! 🌍

Günümüz dünyasında en büyük tehditlerden biri kirlilik. Peki, kirlilik tam olarak ne demektir? Yol kenarına atılan bir sakız mı, yoksa “temizlik” mottosuyla üretilen kimyasal içerikli ürünlerin fabrikalarından yükselen dumanlar mı? Çoğu insan bu sorunun cevabını tam anlamıyla bilmiyor. Belki de sebep, eğitimin yalnızca akademik başarıyla sınırlandırılmasıdır. Oysa eğitim, bir insanın dünyayı algılayış biçimini, çevresiyle kurduğu ilişkiyi ve doğaya olan duyarlılığını da şekillendiren temel unsurdur.

İnsan neden bilerek kirlilik yaratır? Aslında çoğu insan bunu bilerek yapmaz; tam aksine, farkında olmadığı için kirletir. Bu noktada eğitim, çevre bilinci kazandırmada kritik bir rol oynar. İyi bir eğitim bireyin doğayla uyum içinde yaşamasını sağlarken, bu eğitimin temelleri ailede atılır. Çocuklar, çevrelerine dair ilk bilgilerini ebeveynlerinden alır. Eğer bir çocuk küçük yaşta çevreyi korumanın önemini öğrenmezse, ilerleyen yıllarda kirliliğe karşı duyarsız bir birey hâline gelebilir. Bu nedenle farkındalık yaratmak, eğitimin ayrılmaz bir parçasıdır.

Kirliliğin en görünür olduğu alanlardan biri denizlerdir. Ancak deniz kirliliği sadece kıyılara vuran plastik şişeler veya lavabolara dökülen atık yağlardan ibaret değildir. Atık sular, mikroplastikler, kimyasal kirlilik ve deniz ekosistemini tehdit eden onlarca farklı unsur bu sorunun bir parçasıdır. Üstelik belirli bir yaşa gelmiş ve çevre bilinci kazanmamış bireyleri eğitmek çoğu zaman mümkün olmamaktadır. Bu noktada çözüm, yeni nesilleri bilinçli bireyler olarak yetiştirmekten geçer.

İstanbul Teknik Üniversitesi Gemi ve Deniz Teknolojisi Mühendisliği öğrencileri, bu farkındalığı artırmak amacıyla önemli bir sosyal sorumluluk projesine imza attılar. “Farkındalık yalnızca aile içinde mi kazanılır?” sorusundan yola çıkan öğrenciler, okul eğitimlerinin de bu süreçte büyük bir rol oynadığını göz önünde bulundurarak, İTÜ Anaokulu ile ortak bir çalışma gerçekleştirdi.

Projede, 3-5 yaş arasındaki çocuklara deniz kirliliğini anlatmak amacıyla yaratıcı ve eğitici bir etkinlik planlandı. Öncelikle TÜBİTAK yayınları tarafından yayımlanan ve Brendan Kearney’nin yazarı olduğu “Balık” isimli kitap, çocukların görsel zekâlarını da kullanabilmeleri adına projeksiyon ile yansıtılarak okundu. Daha sonra, kitapta anlatılan konular üzerinden bir beyin fırtınası yapıldı.

Çocuklar, gruplara ayrılarak her bir masaya dev bir okyanus tabanı görseli yerleştirildi. Üzerine deniz canlılarının ve çeşitli atıkların resimleri karmaşık bir şekilde serpiştirildi. Üniversite öğrencilerinin rehberliğinde, çocuklar denizde bulunmaması gereken maddeleri ayıklayarak cam, plastik, kâğıt, metal ve doğal atık olmak üzere ayrıştırdılar. Bu sayede, denizlerde olmaması gereken maddeler bilinçaltlarına kazındı ve gelecekte doğaya karşı daha duyarlı bireyler olmaları hedeflendi.

Etkinliğin sonunda çocuklarla değerlendirme yapılarak kazandıkları farkındalıklar pekiştirildi. Eğitimin sürdürülebilir olması için kullanılan materyaller anaokuluna bırakıldı, böylece tekrar edilerek daha fazla çocuğa ulaşması hedeflendi.

Bu etkinlik, deniz kirliliğiyle mücadelede yapılacak farkındalık projelerinin ne denli önemli olduğunu bir kez daha gösterdi. Sorun sadece bir ülkeye değil, tüm dünyaya ait. Bu nedenle, eğitim yoluyla oluşturulan bilinç, gezegenimizin geleceği için büyük bir adım niteliğinde. Teknolojinin de desteğiyle, çevre kirliliğini azaltmak sadece bir sorumluluk değil, gelecek nesillere bırakacağımız en değerli miras olmalıdır.

Koralp Çevik

Kitap Okuma Etkinliği
Atık Ayrıştırma Etkinliği
Proje Ekibi

Yorum bırakın