TÜBİTAK 2209 – Tuzluluk Parametresinin Bütil Kauçuk Pasif Örnekleyicilerin Poliaromatik Hidrokarbonları (PAH) Örnekleme Performansına Etkisi

Deniz ekosistemleri, modern çağın çevresel sorunları arasında en çok göz ardı edilen ama bir o kadar da kritik olan alanlardan biridir. Giderek artan endüstriyel faaliyetler, kentleşme ve tarımsal kaynaklı kirlilik gibi insan kaynaklı baskılar, özellikle suda çözünmüş organik kirleticilerin (PAH’lar) yayılımını ciddi biçimde artırmaktadır. Bu kirleticiler yalnızca biyolojik çeşitliliği değil, aynı zamanda halk sağlığını ve ekonomik faaliyetleri de tehdit etmektedir. İşte bu noktada, söz konusu kirliliklerin izlenmesi ve yönetilmesi büyük önem taşımaktadır. Ekibimizin yürüttüğü bu proje, hem bilimsel hem de çevresel anlamda önemli bir boşluğu doldurma potansiyeli taşımaktadır.

Projenin odağında, deniz suyunda düşük konsantrasyonlarda bulunan PAH bileşiklerinin izlenmesinde kullanılan ve literatürde yeni sayılabilecek bir araç olan butil kauçuk pasif örnekleyicilerin, farklı tuzluluk değerlerinde nasıl performans gösterdiğini belirlemek yer alıyor. Özellikle naftalin, fenantren ve floranten gibi üç farklı aromatik yapıya sahip PAH türü üzerinden yürütülecek bu analiz, farklı denizlerin tuzluluk karakteristiklerine göre örnekleme verimliliğinin değişimini ortaya koymayı hedefliyor. Bu yönüyle proje, Karadeniz, Marmara ve Akdeniz gibi Türkiye’nin farklı deniz havzalarına özgü çevresel koşulları temsil ederek, bölgesel izleme çalışmalarına doğrudan katkı sunabilecek bir derinliğe sahip.

Projenin özgünlüğü, yalnızca kullanılan malzemenin yeniliğinde değil, aynı zamanda bu malzemenin çevresel parametrelerle etkileşiminin sistematik ve nicel olarak ilk kez araştırılıyor olmasında yatmaktadır. Mevcut literatürde pasif örnekleyicilerin genel prensipleri tartışılmış olsa da, bu tür spesifik malzemelerin tuzluluk değişimlerine verdiği tepkilere dair bilgi eksikliği oldukça belirgindir. Dolayısıyla bu çalışma, yalnızca akademik bilgiye değil, çevre mühendisliği ve deniz bilimleri uygulamalarına da önemli katkılar sağlayacaktır.

Sonuçlar, hem ileri düzey çevre analizlerinde kullanılabilecek modellerin geliştirilmesine hem de sürdürülebilir deniz izleme stratejilerinin oluşturulmasına temel teşkil edebilir. Ayrıca, projenin çıktılarının bilimsel yayınlara dönüştürülmesi, yeni araştırma projelerine öncülük etmesi ve çevresel politika üretiminde karar alıcılara veri sağlaması beklenmektedir. Bu bağlamda proje, çevresel farkındalığın artırılması ve bilim-toplum etkileşiminin güçlendirilmesi adına da dikkat çekici bir etki potansiyeline sahiptir.

Ekip Üyeleri

Andaç Çetek
Ali Emir Avcı
Azra Gülhan
Ali Özden Işık
Hüsnü Can Çetik

Yorum bırakın